kulpsuz çaydanlıklar

Hazal ben. Genelde şiirlerdeki kadınları kıskanmakla geçiyor zamanım.

“Zaten muhitimden uzak duruşumun,vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim insanları muhitimde bulamayışım değil miydi?”

“çoğu zaman her şey önceden bellidir; mucize, evin bugün yarın ölecek ihtiyar kedisidir. bütün gün bir köşede kımıldamadan uyur. uyansın isteriz, ama yazık değil mi, uyusun isteriz.”

“Şimdi onunla beraber bu ıslak yollarda yürüyecek, tenha ve loş bir yerde oturarak göz göze gelecektik. Ona birçok şeyler, şimdiye kadar hiç kimseye, hatta kendime bile söylemediğim şeyler anlatacaktım.”

"ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi"

yaşamak dedi tek marifetiniz biraz özen gösteriniz.
zulüm kimse zalimlilk yapmayınca biter, mazlumlar dahil dedi.
ama yapmayın  o daha bir çocuk  dedi tanrı. ya gördüm neyleyim insanlar vardı duvarın içinde. ya ben hep duvara konuştum, ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var. nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar. bilmiyorum belki de ben gerçekten delirdim onlar haklı belki de. içinde değil duvarların insanlar, sadece arasındalar.

"Bir zarar gelmemesi için dokunmaya kıyamayacağım bir şaheserdi o gülüş… Ve bütün parlaklığına karşın, sanki içinde gizli bir hüzün saklıyordu. Bu hüznün nasıl ve hangi ölçüde o gülümseyişin içine eklendiği bir bilmeceydi."

günlerdir bitirmemek için uğraştığım kitaba sonunda yenildim. kitap öyle derin ve farklı sevgilerle dolu ki… kimseyi bu kadar çok sevemeyeceğimize üzülüyorum.

Ada, Aras, Meriç, Şair Dayı artık çevremde dolaşan insanlar.

ve tabii Tuna. ama ben de ona Ada gibi Mabel diyorum.

Ma belle!

başkalarını mutlu ederek mutlu olabilen, egosu gelişmemiş, ender salak…

Ada’nın hiç kimsenin olamayacağı kadar çok şeyi…

filmlerdeoyleolur:

Burnunu ısıramadığın biri nasıl sevgilin olabilir ki?

filmlerdeoyleolur:

Burnunu ısıramadığın biri nasıl sevgilin olabilir ki?

image

“-sıdıka: kız anne, medya rüyama adam soktu. günaha girmiş miyimdir?

-safiye: kim naaptı kız, nerene adam girdi. açık konuş!

-sıdıka: medya diyorum, rüyama adam soktu. gastede resimlerini göre göre, elimde olmadan rüyalarıma girildi. driim boyz‘u gördüm.

-safiye: cenab-ı allah hayırlara tahvil etsin. kim bu dediğin adam, iyi bi işi var mı?

-sıdıka: erkek striptizci grubu. hoş adamlar, soyunup şov yapıyolar, dünyaca ünlüler. ingiltere’de kraliyet ailesi bile seyretmiş. geçenlerde ülkemize bikaç gösteri için geldiler, basında ve sosyete hanımları nezdinde büyük ilgi gördüler. ben de rüyamda gördüm. bilinç dışı bi olay, pişmanım. beni böyle kabul edebilecek misiniz anne? namusumu temizlemek için intahar mı ediyim, boy abdesti alsam yeter mi? hihihi.

-safiye: bilincinin altına çekiçle vururum senin cadaloz! anlattığı şeye bak, dört tane çıplak herife rüyalanmış. özrü de kabahatinden büyük. neymiş efendim o herifleri kraliyet ailesi bile seyretmişmiş. sen kraliyet ailesi kızı mısın, temiz aile kızısın salak!”